Gökçeada Tarihi

gökçeada tarihi

Gökçeada’da yaşam; ismi, yaşantısı ve tarihi kalıntıları ile çok eski yıllara dayanmaktadır. Şimdi ki adı Gökçeada olsa da eski adı “İmbros” olarak bilinmektedir. “İmaura” kelimesi eski tarihlerde “Yüce Ana Tanrıça” anlamında bilinmektedir. İmaura kelimesi ada halkı tarafından zamanla “İmbros” kelimesine çevrildiğinden Gökçeada’nın eski adı İmbros olarak kalmıştır. “İmbros” kelimesinin anlamı “Çorak topraklarda bereket tanrısı” olarak bilinmektedir. Imbrasos’un bolluk olarak bilmiş olduğu İmroz kelimesi bugünkü adıyla Gökçeada olarak bilinmektedir. Homeros’un meşhur İlyada Destanı’nın içerisinde de geçen Gökçeada o destanda Poseidon’un adası olarak geçtiği bilinmektedir.

Mitoloji içerisinde İmroz ile Semadirek arası Akhilleus’un annesi Thetis’in sarayı; Bozcaada (Tenedos) arası ise Poseidon’un kanatlı atlarının ahırı olarak kabul edilerek bu zamanki yaşanılan yerler mitoloji içerisinde geçmişten beri kodlanmıştır.

Yeni Bademli Höyüğü Kazı Çalışmaları – Gökçeada

Arkaik Dönemde Gökçeada Tarihi

Gökçeada Tarihi geniş ve bilinmesi kadar uzun bir tarihtir. Yunanlıların “Hellas” diye bildikleri Yunanistan ve Ege adalarına M. Ö 2000’li yıllarda İyonlar, M.Ö. 1700’lü yıllarda Akalar, ve M.Ö. 1100 yıllardan da Dorlar Orta Avrupa’dan dalgalar halinde gelmişlerdir. Bu dönemlerde gelebilen yer olarak ıssız olmayan Gökçeada bu dönemlerden sonra biraz daha ıssızlaşmaya başlamıştır. İstilacı dönemlerde yerleşen kişilerin farklılaşmaları gerekti. Yöre olarak ortak sayılan halk ile birlikte toplumsal adalarda yerleşikti. Yunanlılar, gelmiş oldukları halkın varlığını yok saymayıp onları kendi üretmiş oldukları; “ Pelasglar, Tirsinler, Lelegesler” gibi adlarla andılar. Bu yüzden Yunanlılar tarafından genel olarak anlam ifade eden “Prohelenler” ismi takıldı.

Gökçeada ve Savaşlar

M.Ö 480 yıllar İmroz’un Yunanlılar tarafından donatıldığı ve adanın genelinde Yunan toplumunu ifade edebilecek birçok şey mevcuttur. Fakat bu durum ile birlikte İmroz ve Limni Prohelen özelliğini sürdürmüş olan iki ada inatla Atina kanunlarına bağlı kalmak ile birlikte farklı tip özellikler ile de yönetilmektedir.

M.Ö 215-168 yılları arasında yer alan Atinalılar ve Romalılar arasında geçen 47 yıl süren savaşlar sonrasında ada Roma İmparatorluğu’nun eline geçmiştir. Roma’nın ikiye ayrılmasından sonra Doğu Roma(Bizans) payına düşerek Bizans tarafından yönetilmektedir. Bizans tarafından yönetilirken bile zaman zaman Venedik ve Cenevizlilerin hakimiyetine girdiği bilinmektedir.

Deniz Savaşları sırasında Güzelcekoy’da batan bir gemi kalıntısı

Gökçeada 1456 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı İmparatorluğuna katılarak 471 boyunca Osmanlı yönetimi tarafından yönetilmiştir. Kanuni Sultan Süleyman tarafından vakıf haline gelen ada zamanla kadılık durumuna gelmiştir. Yönetim tarafının Rumlar tarafından devam ettirilmesi ile birlikte hem Türkler hem de Rumlar huzur içerisinde yaşamışlardır. Hiçbir şekilde din ve örf ve adet karışımı olmadan huzur içerisinde yaşanmıştır.

Yakın Tarihte Gökçeada

İmroz (Gökçeada) Balkan Harbi sırasında Yunanlılar tarafından kuşatılarak, tamamıyla Yunanlıların yeri olarak kalmıştır. Çanakkale Savaşları sırasında müttefik devletlerin karargahı olmuştur. Çanakkale Savaşı sonrasında yapılan SEVR antlaşmasıyla birlikte Osmanlı haklarından vazgeçerek resmi olarak da Yunanlılara bırakılan ada Kurtuluş Savaşı sırasında almış olduğumuz galibiyet ile birlikte Lozan Antlaşmasıyla Türk topraklarına geri verildi. 22 Eylül 1923 tarihi Gökçeada topraklarının kurtuluşu olarak bilinmektedir.

Cevapla

Your email address will not be published. Required fields are marked *